Matruşka’nın tarihi Matruşkaların tarihinin onlarca asır öncesine dayandığı sanılır fakat aslında bu oyuncak 19. yüzyılın sonunda Moskova’daki atölyelerden birinde ortaya çıkmıştır. Matruşkanın yaratıcısı, sanatta ‘a la rus’ stilinin savunucusu sanatçı Sergey Malyutin’dir. Rusların en önemli hediyelik eşyasının “doğuşu” 1890’lı yılların başında “Çocuk Eğitimi” adında bir Moskova oyuncak atölyesinde gerçekleşmiştir. Matruşka’nın prototipi geleneksel Japon kuklası olmuştur.
Bu güzel vatanın ayakta kalması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında her şeylerini ortaya koyarak Ermenistan ve Afganistan’nın ardından, 1921 Moskova Antlaşması ile TBMM ve Misakı Millı’yi tanıyan ilk büyük Avrupa ülkesi Sovyet Rusyasıdır. Daha sonrasında Sovyetler Birliği, tavrını ve desteğini, emperyalist devletler ve onlarla saf tutanlar ile savaşan Ankara lehine ortaya koydu, diplomatik ilişkileri geliştirdi, ardından
Yalta Konferansı Avrupa’nın savaş sonrası kuruluş tarihinde önemli bir rol oynadı. Konferansı ilk olarak Sovyet ve Amerikan sahillerinden uzak olan İskoçya’da düzenlemek istediler. Fakat Stalin oraya gitmeyi reddetti ve konferansın Kırım’da düzenlenmesinde ısrar etti. Buluşma yerinin (Yalta) kesin olarak belirlenmesinden sonra faşistlerin ardından Kırım saraylarının durumunun içler acısı olduğu ortaya çıktı. Ciddi bir tamirat gerekiyordu.
Lev Tolstoy’un Türkçe bildiği gerçeği herkes tarafından bilinmez. İlginçtir ki yazarın büyük büyük dedesi Pyotr Tolstoy 1701 – 1714 yılları arasında Rusya İmparatorluğu’nun İstanbul’daki ilk elçisi olarak görev yaptı. Rusya’ya dönüşünde İmparator I. Petro elçiyi “dük” unvanıyla ödüllendirdi. 1844 yılında Lev Tolstoy Kazan Üniversitesine başvurmadan önce doğu dilleriyle ilgilenmeye başladı. Tarihçilere göre büyük yazarın teyzesi
Trans-Sibirya Demiryolu veya Büyük Sibirya Yolu birçok gezginin hayalidir. Her sene yabancı turistler Vladivostok’a ulaşmak ve Rusya’yı tanımak için Moskova’dan yola çıkıyorlar. Şimdi Trans-Sibirya’nın tarihi hakkında birkaç ilginç bilgi verelim. -İnşaatçıların büyük bölümü askerler ve mahkûmlardı. -Uzunluğu 9288,2 km’dir. Bu dünyadaki en uzun demiryoludur. -Hızlı trenle yolculuk süresi 6 gündür! -Demiryolu 1891 – 1916 yılları
Neden özellikle ağaca vurduğumuz, neden sadece sol omzumuzdan 3 kere tükürdüğümüz veya neden hiçbir zaman eşikte selamlaşmadığımızı artık düşünmüyoruz bile. Bu batıl inançlar tesadüfen ortaya çıkmamıştır, Slavların Hristiyanlık kabul edilene kadar sayısız ruh ve tanrıya tapındığı pagan zamanlarından birçok şeyi içlerinde barındırırlar. Yola oturmak. Yola koyulmadan önce evde bulunan herkesin bir süreliğine bir yere oturup
Lev Tolstoy günümüzde dünya edebiyat tarihindeki en iyi yazarlardan biri sayılmaktadır. Kökü soylu sınıfına dayanan Tolstoy çok yönlü, iyi kalpli bir insandı. Ailesini, yakınlarını ve arkadaşlarını severdi. Ölümünden hemen önce karısı Sofya Andreyevna’ya bir mektup yazan Tolstoy: “Hayat bir şaka değil ve onu kendi isteğimizle bırakmaya hakkımız yok. Zamanın uzunluğuna göre hayatı ölçmek de çok
Lenin Mozolesi benzersiz bir mimari eseridir. Uzun yıllar boyunca, Mozole Sovyet devleti döneminin en önemli sembollerinden biri olmuştur. Bu yıl, Ruslar arasında düzenlenen Lenin Mozolesi’nin kaldırılıp kaldırılmayacağı anketi, Rusya’da her iki kişiden birinin Lenin Mozolesinin yerinde kalması gerektiğine inandığını gösterdi. İstatistiklere göre, Kremlin sarayı ve Tretyakov galerisi ile birlikte, Mozole başkentin en çok ziyaret edilen
1 Eylül – Bilgi Günü, yeni okul yılının başlangıcı, kimileri tarafından sevilip kimileri tarafından sevilmeyen resmi bir bayram. Bu günde hem öğretmenler hem öğrenciler yaz tatili sonrası okula dönmektedir. Kimileri için bu, okulun ilk günü. Böyleleri birinci sınıflar olarak adlandırılır. Birçok şey bu ilk güne, ilk izlenimlere, ilk öğretmenle ve arkadaşlarla olan buluşmaya bağlıdır. Birinci
Krep, kırmızı havyar, votka, mantı, çörek, Rus salatası, kvas, böfstrogonof, lapa, borş çorbası… Büyük ihtimalle bu yemekler yabancılar ve Rusya’da yaşayanlar için Milli Rus mutfağını çağrıştırır. Kuşkusuz, şimdi bu yemeklerin çoğu Rusların menüsünde de yer alıyor, ama öyle her zaman değildi. Çoğu yemek türleri ve malzemeler maalesef unutulmuş, modernleşmiş ya da başka ülkelerden gelen moda









