Rus sanatında “Türk Stili” 18. Yüzyılın ortalarında ortaya çıktı. Avrupa ve Asya; Batı ve Doğu arasında bulunan Rusya her zaman için doğu sanatının etkisini hissediyordu. Avrupa sanatındaki ve yaşam tarzındaki Türk etkisi, Osmanlı İmparatorluğu’nun elçisi Mehmet Efendi’nin Paris’e gelmesiyle birlikte 1720 yılından itibaren hissedilmeye başladı. Fransa’nın elit kesimi büyük bir merakla egzotik yenilikleri kabul etti.
SSCB’nin dağılmasıyla birlikte kapladığı bölgede var olmuş birçok askeri ve stratejik öneme sahip gizli nokta terk edilmiş olarak kaldı. Finansman sorunu vakaların çoğundaki nedendi. Günümüzde ise yabancı turistler buralara yoğun ilgi gösteriyor. Vozrojdeniya Adası’ndaki Biyomühendislik Enstitüsü (Aral Gölü) Sovyet döneminde burada biyomühendislik alanında uzmanlaşmış bilimsel bir kompleks faaliyet gösteriyordu. Burada biyolojik silah testleri ve çalışmalarının
Yüzyıllar boyunca Rus halkı Müslümanlarla yan yana yaşamıştır. Uzun süreli komşuluk ilişkileri Müslümanlardan alınanlar sayesinde Rus sanatının zenginleşmesine yol açmıştır. Rus işi olarak görmeye alıştığımız birçok şey aslında doğu halklarından kopyalanmıştır. Pavlovskiy Posad şehri güzel şalları ile meşhur ve çoğu tarihçilere göre bu şallarının anavatanı Türkmenistan olduğunu söylüyor. Çiçekli ve geniş bu şal Türkmen milli
Rusya Araştırma Merkezi ve “Rusya Gazetesi”, Ruslar arasında bahşişler üzerine bir anket gerçekleştirdi. Anketin sonuçlarına göre Ruslar en çok garsonlar ve barmenlere bahşiş bırakıyorlar (ankete katılanların %39’u). Ve anlaşılıyor ki erkekler kadınlardan çok daha az cömert. Bahşiş alanlar sırasında ikinci sırayı %12’lik oranla taksiciler alıyor. Ve burada da kadınların çok daha cömert olduğu anlaşılıyor. Benzin
Nobel ödülü insanlığın en prestijli ödüllerinden biridir. Ruslar arasında edebiyat, fizik, kimya, tıp, fizyoloji, barış ve ekonomi alanlarında bu ödüle 20 kişi layık olmuştur. İçlerinden beşi edebiyat alanındadır. 1901 yılında edebiyat alanında verilen ilk Nobel ödülü dünya ve Rus edebiyatındaki en önemli yazarlardan Lev Tolstoy’u es geçti. İsveç Kraliyet Akademisi üyeleri 1901 yılındaki mektuplarında “böyle
Matruşka’nın tarihi Matruşkaların tarihinin onlarca asır öncesine dayandığı sanılır fakat aslında bu oyuncak 19. yüzyılın sonunda Moskova’daki atölyelerden birinde ortaya çıkmıştır. Matruşkanın yaratıcısı, sanatta ‘a la rus’ stilinin savunucusu sanatçı Sergey Malyutin’dir. Rusların en önemli hediyelik eşyasının “doğuşu” 1890’lı yılların başında “Çocuk Eğitimi” adında bir Moskova oyuncak atölyesinde gerçekleşmiştir. Matruşka’nın prototipi geleneksel Japon kuklası olmuştur.






