Bu güzel vatanın ayakta kalması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında her şeylerini ortaya koyarak Ermenistan ve Afganistan’nın ardından, 1921 Moskova Antlaşması ile TBMM ve Misakı Millı’yi tanıyan ilk büyük Avrupa ülkesi Sovyet Rusyasıdır. Daha sonrasında Sovyetler Birliği, tavrını ve desteğini, emperyalist devletler ve onlarla saf tutanlar ile savaşan Ankara lehine ortaya koydu, diplomatik ilişkileri geliştirdi, ardından
Yalta Konferansı Avrupa’nın savaş sonrası kuruluş tarihinde önemli bir rol oynadı. Konferansı ilk olarak Sovyet ve Amerikan sahillerinden uzak olan İskoçya’da düzenlemek istediler. Fakat Stalin oraya gitmeyi reddetti ve konferansın Kırım’da düzenlenmesinde ısrar etti. Buluşma yerinin (Yalta) kesin olarak belirlenmesinden sonra faşistlerin ardından Kırım saraylarının durumunun içler acısı olduğu ortaya çıktı. Ciddi bir tamirat gerekiyordu.
Lev Tolstoy’un Türkçe bildiği gerçeği herkes tarafından bilinmez. İlginçtir ki yazarın büyük büyük dedesi Pyotr Tolstoy 1701 – 1714 yılları arasında Rusya İmparatorluğu’nun İstanbul’daki ilk elçisi olarak görev yaptı. Rusya’ya dönüşünde İmparator I. Petro elçiyi “dük” unvanıyla ödüllendirdi. 1844 yılında Lev Tolstoy Kazan Üniversitesine başvurmadan önce doğu dilleriyle ilgilenmeye başladı. Tarihçilere göre büyük yazarın teyzesi
Trans-Sibirya Demiryolu veya Büyük Sibirya Yolu birçok gezginin hayalidir. Her sene yabancı turistler Vladivostok’a ulaşmak ve Rusya’yı tanımak için Moskova’dan yola çıkıyorlar. Şimdi Trans-Sibirya’nın tarihi hakkında birkaç ilginç bilgi verelim. -İnşaatçıların büyük bölümü askerler ve mahkûmlardı. -Uzunluğu 9288,2 km’dir. Bu dünyadaki en uzun demiryoludur. -Hızlı trenle yolculuk süresi 6 gündür! -Demiryolu 1891 – 1916 yılları




