Petergof
Sankt-Petersburg yakınlarında Petergof adında muhteşem bir şehir bulunmaktadır. Dünyanın en büyük fıskiye sistemine sahip olduğundan dolayı bu şehir fıskiye başkenti olarak da adlandırılmaktadır.
Çar 1. Petro Petergof’un sadece kurucusu olmayıp, aynı zamanda bu şehrin planını çizen bir mimardı. Sarayını yüksek bir yerde inşa etmeyi ve etrafına da fıskiye parkı yapmayı düşünmüştü. Çar, fıskiyelerin sadece birer park süsü değil, aynı zamanda eşi benzeri görülmemiş bir eğlence kaynağı olmalarını istiyordu.
Yükseklikte bulunan fıskiyelere su getirmek zor bir işti, çünkü bu durum pompa sistemi gerektiriyordu. 1. Petro Versay (Paris’te) fıskiyelerine suyun pompalar yardımıyla ulaştırıldığını biliyordu, fakat bu yöntem çok pahalıydı.
“Acaba, suyu yukarıdan aşağıya doğru yönlendirsek nasıl olur” –diye düşündü çar. “ O zaman su kendiliğinden akar ve sadece doğru yönü belirlemek gerekir”. Bu şekilde Petro su arayışına koyuldu. Yakın bölgeleri gezdi, yerli halkla görüştü ve sonunda Ropşin tepelerinde birçok su kaynağı buldu. İşte bu alandan 22 kilometrelik kanalı Petergof’a kadar çektiler. Bu çok zor bir işti. Bu proje üzerinde yaklaşık 10 bin asker çalıştı. Petergof fıskiye sisteminde bir pompa bile bulunmamaktadır. Fıskiyeler, Ropşin tepelerinden inen suyun doğal basıncı sayesinde çalışmaktadırlar.
Mevcut durumda Petergof’da 5 şelale ve 150’den fazla fıskiye bulunmaktadır. Hepsi de birbirinden çok farklıdır, ama aralarında en ilginç olanı Büyük Şelale’dir (Большой Каскад). Su, taşın üzerinden süzülerek havuza akar ve bu havuzun içinde “Aslanın ağzını yırtan Samson” fıskiyesi bulunmaktadır.
Samson heykeli, Poltava Muharebesi (1709) sırasında Rusya’nın İsveçlileri yenmesinin 25.yıldönümü anısına yapılmıştır. Bu Muharebe Samsoniya gününde gerçekleşmişti. Elleriyle aslanı yenen Samson hakkında bir hikâye vardır. İsveç armasında aslan şekli bulunmaktadır. Bu yüzden Petro’nun fikri üzerine fıskiyedeki aslan figürü İsveç’i temsil etmektedir. Samson ise Rusya’yı.
Petergof’un Verkhniy (Üst) parkında en eski fıskiyelerden olan Neptun fıskiyesi bulunmaktadır. Bu fıskiyenin hikâyesi doğduğu şehir Nürnberg’de (Almanya) başlamaktadır. Fakat fıskiye orada yerleştirilmemiştir, çünkü yakınlardaki nehirlerin fıskiyenin çalışması için yeteri basınca sahip olmadıkları anlaşılmıştı. Bundan dolayı, fıskiye büyük serveti ile Rus 1. Pavel alana kadar ve Petergof’un Verkhniy parkına yerleştirene kadar bir süre depoda tozlanmaya bırakılmıştır.
2.Dünya Savaşı sırasında Petergof’u ele geçiren Almanlar Neptun fıskiyesini yerinden söküp ganimet olarak Almanya’ya götürmüşlerdi. Fakat savaştan sonra Avrupa’ya kadar ilerleyen Rus askerleri bu heykeli bulup Verkhniy parkındaki yerine geri getirmişlerdi ve bu heykel halen orada bulunmaktadır.
1.Petro döneminde Avrupa soyluların parklarında ve bahçelerinde yanıltıcı fıskiyeler bulunmaktaydı. Rus çarın son modadan haberi vardı ve kendi sarayında da bu tür eğlencelerin bulunması için gereken emirleri vermişti. İşte böylece ortaya “şakacı fıskiyeler” çıktı. Şakacı fıskiyenin yapımında en önemli şey kimse bir şey fark etmesin diye basit bir park objesi (bank, yol, bitki) şeklini vermekti.
1.Petro’nun kendi özel tasarımına göre usta Vasyliy Tuvolkov “Islatan yol” yaptı. Bir hayal edin, hiçbir şeyin farkında olmayan soylu hanımefendiler ve beyefendiler rahat bir şekilde parkta yürüyorlar ve aniden kendilerini her yerden su püsküren bir galeride buluyorlar. Herkes bağırmaya, çığlık atmaya başlıyordu. Bu da imparatoru çok eğlendiriyordu.
Bu fıskiye hala çalışıyor ve“Su yolu” (Водяная дорога) adını taşıyor. Ama artık park çalışanları fıskiyenin çalışma saatleri ile ilgili yazı asıyorlar.
İmparator 1.Petro başka bir şaka daha bulmuştu. Büyük şelalenin serin mağarasında üzerinde meyve tepsisi bulunan masa koyulmasını emretmişti. Bu tepsiden meyve alan misafire aniden baştan aşağı su püskürüyordu. Bu eğlencenin adı üstündeydi: “Su püskürten masa” (Стол с брызганьем).
1.Petro’nun bir başka şakası da Monplezir parkında bulunan iki banktı. Bu şakanın amacı parkta gezen misafirler banka oturup dinlenmek istediklerinde aniden sırılsıklam oluyorlardı.
Sonra birkaç şakacı fıskiye daha konmuştu. Mesela, yanında gerçek çiçeklere benzeyen yapay, ama çok güzel laleler bulunan Dubok (Дубок) fıskiyesi.
Yazın ortasında ve sonbaharda (lalelerin açmadığı zaman) laleleri gören meraklı misafir daha yakından bakmak için eğildiği an yüzüne su fışkırıyordu. Neye uğradığını şaşıran misafir ağaca sığınmaya çalışırken bu “ağaç” da canlanıp bir ek porsiyon daha su ikram ediyordu. Sersemleyen misafir banklara doğru koşuyordu, ama onlar da boş durmayıp garibanı suluyorlardı. Belli ki imparator bu tür eğlencelerden çok zevk alıyordu.
Petergof’ta “Dubok” fıskiyesinin yanında halen çok ziyaretçi bulunuyor ve çocuk sesleri ve kahkahalar akşama kadar dinmiyor.
Bir başka fıskiye daha var: “Çin Şemsiyesi” (Китайский зонтик). Dış görünüşüyle çok ilgi çekicidir. Şemsiyenin altında dinlenmeye davet eden koltuk bulunmaktadır. Ama saf bir misafir koltuğa oturur oturmaz şemsiyeye yerleştirilen 164 küçük borudan su akmaya başlıyor. Oradan kuru bir şekilde kurtulmak mümkün değil! Bu eğlenceli fıskiyeye “mantar” da deniliyor.
Bir başka eğlenceli fıskiyenin adı “Favori” (Фаворитный). Derin yuvarlak bir havuzun içinde dört siyah ördek daire şeklinde hızlı yüzmekteler, onları ise Favorytka adında havlayan küçük bir köpek kovalamakta. Ördeklerin ve köpeğin ağzından su fışkırmaktadır.
Bu fıskiye Petergof’un en eski fıskiyelerinden biridir ve çok karmaşık bir yapıya sahiptir. Havuz altındaki bölümde figürleri harekete geçiren bir mekanizma bulunmaktadır. Bu mekanizma akan suyun basıncı yardımıyla dönen ve aks kollarını harekete geçiren tekerlekten oluşmaktadır. Bu kollar sayesinde ördekler ve köpek hareket etmektedir. Bunun yanı sıra fıskiye eskiden karmaşık bir ses mekanizmasına sahipti: hareket halindeki ördekler ve köpek ses çıkarıyordu. Fakat zamanla bu mekanizma nemden dolayı bozuldu ve dolayısıyla da kaldırıldı. Favorytka yıllarca ördekleri sessiz kovaladı. Sonra fıskiyeyi tamir ettiler ve artık ördekler ve köpek tekrar ses çıkarabiliyorlar. Petergof misafirlerinin bir geleneği var: ördeğin sırtına bozuk para atmak. Bunu başarmak o kadar da kolay değil, çünkü ördekler sürekli hareket halindeler, ama misafirler yine de bunu başarmaya çalışıyor ve akşama doğru havuz bozuk para ile doluyor.
Petergof parklarında “Satranç Dağı” (Шахматная гора) adında bir şelale var. Bu şelaleyi üç gizemli ejderha korumaktadır. Su ise siyah beyaz satranç kareleri üzerinden akmaktadır.
“Altın Dağ” (Золотая гора) şelalesi de çok güzeldir. Aşağıdan bakıldığında su değil de eritilmiş altın akıyormuş görüntüsü vermektedir.
“Güneş” (Солнце) fıskiyesi kendi etrafında dönerek etrafa ışık (su) saçmaktadır. Bu fıskiyede herhangi bir mekanizma yoktur. Fıskiye, suyun doğal basıncı sayesinde çalışacak şeklinde yapılmıştır. Su basıncı yeterli değilse fıskiye yavaş dönüyor, yağmur yağıp da su seviyesi arttığında Güneş daha hızlı dönmektedir.




